Ana Sayfa HABERLER 25 Aralık 2014 post_views_covbd Görüntüleme

Eğitim İş ateş püskürdü

Eğitim İş Sendikası 17-20 Aralık tarihleri arasında Laik Eğitim ve Emeğe Saygı adıyla Yatağan’dan Ankara Tandoğan’a bir yürüyüş gerçekleştirdi. İlçemiz temsilciliğinden üyelerinde katıldığı yürüyüş kapsamında Yatağan(Muğla), Aydın, Torbalı(İzmir), İzmir, Manisa, Akhisar(Manisa), Soma(Manisa), Balıkesir, Bursa, İnegöl(Bursa), Bozüyük(Bilecik), Eskişehir illerinde yürüyüş ve basın açıklamaları yapıldı. Eğitim İş üyeleri, yürüyüşleri boyunca “Soma’da çocuklar baba diye ağlıyor”, “Tevekkülü unutma! İşçinin fıtratı ölüm değildir”, “Parasız eğitim, parasız sağlık”, “Hırsızlardan hesabı emekçiler soracak” sloganlarını kullandılar.
Eğitim İş Sendikası Şereflikoçhisar İlçe Temsilcisi Doğan Dağdelen basın açıklamasında bulunarak yaşananları ifade etti. Dağdelen yaptığı açıklamasında; “20 Aralık 2014 Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Yaşananlar Türkiye’nin diktatörlükle yönetildiğinin bir ispatı niteliğindedir. Eğitim emekçileri 20 Aralık’ta polis faşizmini, insanlık dışı saldırıları ve gözaltıları olabilecek en ağır şekilde yaşamıştır.
17 Aralık’ta Yatağan’dan başlattığımız Laik Eğitim ve Emeğe Saygı yürüyüşü, dördüncü gününde, Türkiye’nin dört bir yanından gelen Eğitim-İş üyelerinin Ankara Tandoğan Meydanında toplanması ve Kızılay Güvenpark’ta kitlesel bir basın açıklaması yapılmasıyla son bulacaktı.
17 Aralık 2013 günü ortaya saçılan para sayma makineleri, ayakkabı kutularında saklanan rüşvet paraları, hükümet üyelerinin adının karıştığı rüşvet ilişkileri ve “sıfırlanamayan paralar” gerçeğinin üzeri, yargı ve emniyet operasyonları ile örtülmeye çalışılmıştır. Eğitim-İş, ülke tarihinin en büyük yolsuzluğunu unutmadığını ve unutturmayacağını göstermek için “Laik Eğitim ve Emeğe Saygı” yürüyüşünü hırsızlığın, rüşvetin, yolsuzluğun ayyuka çıktığı 17 Aralık’ta başlatmıştır.
17 Aralık, ülke kaynaklarının kirli ilişkiler ağı ve şişirilmiş ihale rakamlarıyla millete alenen söven yandaşlara aktarılması ve özelleştirme olgusuyla birlikte değerlendirilmelidir. Bu anlamda Eğitim-İş, özelleştirmeler sonucunda taşeronlaşan emekçilerin, asgari ücretle açlığa mahkum edilmesine, iş güvencesinin ve iş güvenliğinin ortadan kaldırılmasına olan tepkisinin bir göstergesi olan “Büyük Yürüyüşünü” Yatağan’dan başlatarak ortaya koymuştur. Özelleştirmelerin, taşeronlaşma, yoksullaşma, iş güvenliğinin bir kenara bırakılarak emekçilerin ölüm galerilerine gönderilmesi olduğunu biliyoruz.
Eğitim-İş, AKP iktidarının ülkedeki Laik eğitimi, Cumhuriyet değerlerini, Mustafa Kemal Atatürk’ün aklın ve bilimin doğrultusunda geliştirdiği kazanımları yok etmek için sistemli ve planlı bir şekilde politikalar ürettiğini görmektedir. Sendikamız kuruluş felsefesini Cumhuriyet değerlerini korumaya ve eğitim emekçilerinin özlük-ekonomik hakları için mücadele etmeye dayandırmıştır. Bu anlamıyla laik eğitimin ortadan kaldırılmasına yönelik düzenlemelere karşı tüm varlığıyla mücadele etmektedir.
Ülkenin dört bir yanından gelerek Ankara Tandoğan meydanını dolduran ve ellerinde Türk bayrağı ile Eğitim-İş flamalarından başka bir şey olmayan eğitim emekçilerine, “huzurun teminatı” olmakla övünen emniyet güçleri tarafından hunharca saldırılmıştır. Henüz yürüyüş kortejleri oluşturmaya çalışan Eğitim-İş üyesi emekçilerin üzerine İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın talimatıyla, biber gazı karıştırılmış su, gaz bombaları, plastik mermi ve coplarla saldırılmış, yaka paça gözaltına alınan eğitimcilere kelepçe takılmıştır.
Tüm bu yaşanan vahşet kamuoyunun gözü önünde cereyan etmiştir. Yapılan hırsızlığı ve yolsuzluğu hatırlatacak olan açıklamalarımız engellenmeye çalışılmıştır. Açıklama ve eyleme tahammül göstermeyen faşizan zihniyet, “Laik, bilimsel, parasız eğitim” diyen, “Soma’da çocuklar baba diye ağlıyor” diyen, “Tevekkülü unutma! İşçinin fıtratı ölmek değildir” diyen öğretmenlerin üzerine, acımasızca saldırmıştır.
Ülkenin temel değerlerini korumak için demokratik ve barışçıl eylemleri hukuki çerçeve içinde gerçekleştiren Eğitim-İş üyeleri, ne polise taş atmış, ne yasadışı yollara başvurmuştur. Ama apartmanlara sığınan insanlara, elleri kelepçeli olarak gözaltında bekletilen eğitimcilere dahi biber gazı sıkan, gaz bombası atan insanlık dışı zihniyet, elindeki devlet gücünü hukuksuz bir biçimde ve pervasızca kullanmıştır.
Türkiye Cumhuriyetinin Atatürkçü, çağdaş, ilerici ve demokrat eğitim çalışanlarına yapılan bu saldırının muhatabı olan AKP iktidarını, İçişleri Bakanını ve emniyet güçlerini kınıyoruz.
Bilinmelidir ki Eğitim-İş, ortaçağ gericiliğine, gericiliğin kalkanı haline getirilen polis devletine karşı mücadeleye devam edecek, emekçilerin hakları için, laik ve bilimsel eğitim için direnmekten asla vazgeçmeyecektir.” Dedi.

EGT

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Çanakkale müzikali yapıldı

Çanakkale müzikali yapıldı

Tema Tasarım | Osgaka.com