Ana Sayfa HABERLER 30 Ekim 2014 293 Görüntüleme

Doğa için samimiyet

Karasal iklimin en çetin şartlarda yaşandığı bozkırın ortasında kalmış tuzdan bir şehir Şereflikoçhisar, dağları, ovaları ve hatta meraları dahi yeşilden yoksun, tuzdan dolayı bir türlü yeşeremeyen geniş düzlükleri bozkır görüntüsünün uzun yıllar bekçiliğini yapıyor ve bu gidişlede yapmaya daha çok devam edecek.
Şereflikoçhisar’ın nefes alabilmesi için geçtiğimiz sürelerde binlerce fidan toprakla buluştu, fidanların bir kısmı tuttu ağaca dönüştü, bir kısmı ise çorak topraklara yenik düşerek kuruyup gittiler.
İlçenin yeşermesi, ağaçlandırılması adına yapılan çalışmalara hiç kimse eleştiride dahi bulunmadı, çünkü doğanın bizlere pozitif enerji katacağı herkes tarafından kabullenen en büyük gerçekler arasında yer alıyor.
Geçtiğimiz hafta haber sütunlarımızda Boğaz yolundaki ağaçların oradaki küçükbaş hayvanlar tarafından zarar gördüğünü kamuoyuna aktarmıştık, haberimiz doğa sevgisini yüreğinde barındıran vatandaşlar tarafından beğeni ile karşılandı, evlerinin önünü bahçelerini sokakları kendi imkanlarıyla ağaçlandırmak için mücadele eden vatandaşlar ağaçların ve yeşil alanların gerektiği gibi korunması gerektiğine dikkat çekiyorlar.
İlçede mera alanları dahi yeşile hakim olmazken vatandaşların meraları ağaçlandırmak için attıkları adımlar bile onlarca silsileden geçmek zorunda kalıyor. Ağaç dikmek bu ilçede bu kadar zor olmamalı, dikilen ağaçlar sadece gösteriş amaçlı ‘‘Ben yaptım’’ düşüncesinden tamamen uzak olmalıdır.
Verilen onca emek yapılan onca masraf bu vatandaşların cebinden çıkıyor, o heba edilen ağaçların her yaprağında bu ilçedeki bu ülkedeki daha tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı vardır.
Türkiye Cumhuiriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk villasına yaklaşan bir ağacı kesmek yerine villanın yerini değiştirmiştir.
Peygamber Efendimiz ise hadisinde “Kim bir fidan diker veya ekin ekerse, onlardan kuşlar ve diğer hayvan veya insanlar faydalandıkça Allah onu sevaptan yararlandırır. Yaptığına karşılık olarak ona sadaka sevabı olur.” buyurmuşlardır.
Çorak ve kıraç bir toprağın hakim olduğu Şereflikoçhisar’da onlarca emekten sonra yeşermeye başlayan ağaçlara daha da önem gösterilmesi kanaatindeyim. Bir ilçenin çehresi o ilçedeki birlik ve beraberliği temsil ettiğini unutmamak gerekmektedir.
*****
Geçtiğimiz hafta tüm Türkiye’nin yüreğini yakan Yüksekova’da vahşi katliamın ardından hayatını kaybeden mertebelerin en yükseğine ulaşarak Şehadet şerbeti içen Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
Türk’ün birlik ve beraberliğinin hiç bir suretle bozulmayacağını, ülkede kaos ortamı yaratmak için gece gündüz uğraşan kesimlerin bu emellere hiçbir zaman ulaşamacağının bilinci olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 91 yıldönümünü kutluyorum.
Türk insanına yakışan en uygun yönetim biçiminin Cumhuriyet olduğuna vurgu yaparak Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ebediyete intikal eden tüm Türk büyükleri ve Mehmetçiklerimizi en derin şükranlarımla bir kez daha anıyorum.
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Saygılarımla…

ataly

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com