Ana Sayfa HABERLER 12 Aralık 2014 post_views_couyt Görüntüleme

Bugün varsın yarın yoksun!

Şereflikoçhisar’da son dönemlerde artık gelenek haline gelen şikayet etme, gerçeklerden rahatsız olma, eleştirilere kapalı olunması bazı kişilerin elindeki makamları güç saymasıyla birlikte anlamsız tavır ve hareketlerin yaşanmasına neden oluyor.
Orada, burada, şurada makam işgal eden zaatlar buralarda gelip geçici olduklarının gerçeğini unutarak ömürlerinin sonuna kadar bu devranın böyle devam edeceği hayali içerisinde tutarsız tavırlar sergilemekten geri kalmıyorlar.
Meyve veren ağacın taşlandığı , karalandığı, okuduğunu anlayamayan, anladığını yorumlayamayan isimlerin çocuksu tavırları Şereflikoçhisar için maalesef bir kayıptır!
Bu kayıp kurumlar arasındaki kutuplaşmanın, yakalanan birlik ve beraberliğin kaybolmasına etken olan en büyük unsurların başında gelmektedir. Ortada yaşanan bir sorun yada sıkıntı varsa bunun masaya yatırıp, konuşarak, tartışarak çözmek yerine cephe alarak elindeki gücü kullanarak yerli yersiz tavırlarla kendini heba etmek acizliğin bir işaretidir. Bu acizlik sadece Şereflikoçhisar sınırları içerisinde kalmıyor, öylesine basit bir sebepten dolayı havada uçan tozdan nem kapan zihniyet bunu Ankara’ya oradan da İstanbul’a taşımaktan hiç gocunmuyor.
Hele ki yaptığı şikayetin gerçekle hiç bir alakası olmadığı halde…
Başkalarının verdiği akılla şikayetini bile doğru düzgün yapamayan şahısların var olduğunu bilmek , hele ki bu memlekette söz sahibi olduğunu bilmek bizim en büyük kaybımızdır. Ben biliyorum zihniyetini taşıyan objektif olmaktan kaçınan, öz eleştiri yoksunu olan şahısları, bazı kurumlarla uğraşmak yerine memlekete hizmete davet ediyorum.
Sizlerin orada olmasının tek bir nedeni var o da Şereflikoçhisar için gece gündüz demeden çalışmak, bu memlekette birlik ve beraberlik içerisinde uyum içerisinde kamu yararına çalışan kurumların arasına fitne ve fesat sokmayın, asıl işiniz neyse onunla ilgilenin, okuduğunuzu iyi anlayın, anladığınızı iyi yorumlayın!!!
******
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dün dünya genelinde verilen mesajlarla icra edildi. Devletler, önceleri, baskıya dayanan bir anlayışla yönetilmekteydi. Bu anlayışa son vermek amacıyla 1215 yılında İngiltere Kralı’na kabul ettirilen bildiri olan Magna Carta, insan hakları kavramının ilk belgesi sayılır. İnsan hakları konusunda yayımlanan bir diğer önemli bildiri ise, Amerika’da yayımlanan Bağımsızlık Bildirgesi’dir. Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi kavramlar, 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi’nden sonra yayımlanan “İnsan Hakları Bildirisi”nde gerçek yerini almıştır.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra devletler bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleştiler. Bunun bir nedeni de, insanlara özgürlük tanınmasının, devam ederse uygarlıkların sonu olabilecek savaşları da önleyebileceği düşüncesidir.
Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle Şereflikoçhisar’da kişi hak ve hürriyetlerine müdahale edilmeden, özgürlüklerin kısıtlanmadan, yıldırma ve dayatma politikalarından uzak günler yaşanması temennileriyle
Saygılar sunarım…
10 Aralık D

ataly dinçr

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Medyumluk Nedir?

Medyumluk Nedir?

Tema Tasarım | Osgaka.com